17 Aralık 2022 Cumartesi
‘Burgazlı Messi’ konuştu “Kale arkasında çok top sektirdiğim oldu” 77 numaranın sırrı!
Lüleburgazspor’a bu yılki flaş transferlerinden ‘Burgazlı Messi’ lakaplı Onurhan Seven gazetemize konuştu. 9 haftada attığı gollerle takımının lider olmasında büyük pay sahibi olan Seven; “Futbolu güzelleştiren taraftardır. Kimse boş tribünlere karşı oynamak istemez” dedi.
Röportaj: Yağız Doruk KAYA
Kaç yaşında futbola başladın, neden futbol?
Onurhan Seven: 29 yaşındayım. Futbola 14 yaşımda Yüksel hoca (Güdücü) sayesinde başladım. Turnuvalarda vardım, orada beni gördü ve Burgazspor’a çağırmıştı. Gitmiştim ama futbola çok merakım yoktu. Hocam yetenekli olduğumu söyleyip tekrardan çağırdı ve devam ettim. U-15, U-16 ve U-18’e kadar devam ettim. Kendi yaşıtlarımla çok oynamadım, daha çok kendimden büyükler ile oynadım. O yaşımda bile Süper Amatör Lig’de oynuyordum. Karşımda rakiplerimin yaşı 30’du. A takımda kampa gittim güzel bir performans gösterdim. 18 yaşımda profesyonel oldum. O zamanlar lisedeydim, profesyonel olunca bu alanda devam edebileceğimi anladım. Futbol, okul hayatımın önüne geçti ve devam ettim.
Profesyonelliğe giden yolda ne gibi zorluklarla karşılaştın?
O.S: Yükselme aşamasında ilk olarak antrenmanlar zorladı. Altyapıda daha hafif antrenmanlar var. Bir lise öğrencisiydim, birden profesyonel olunca ilk kampa Nevşehir’e gitmiştik. Orada çift idman yapacaktık, sabah olan idmanları kaldıramadım genç olarak. Hoca yanıma gelip ‘sabah idmanlarına gelme, akşam idmanlarına çık’ demişti. Orada yapılan program çok zorladı. Abilerin senden daha fazla performans bekliyor, sana kızabiliyor, genç olduğumuz için onların söylemleri bize azar gibi geliyor. Çift kaleye bir ay girmediğim oldu. Altyapıdan en iyi oyuncu olarak gösterilip A takıma çıkıyorsunuz. Kale arkasında çok top sektirdiğim oldu. Bu iş çalışmadan olmaz dedim. A takıma çıktığım zaman ilk 18’e girsem bile benim için kar dedim. İlk maçımız profesyonel ligde Gebzespor’laydı. İlk kadro açıklandığında ben yoktum. Hocamız aramıştı, ‘kadromuz eksik seni de alacağız’ dedi. İlk defa deplasmana gitmiştim, çok da iyi oynamıştım. 1-0 kazandık o maçı, Burgaz taraftarı gelip beni tebrik etmişlerdi. İyi bir performans gösterdiğim için sürekli oynamaya başlamıştım. Benim mevkiimde oynayan abilerin zoruna gitmeye başlamıştı. Sol açık oynuyordum, hiç hata yapmasam bile bana bağırıyorlardı ve başarılı olmamı istemiyorlardı. Bir gün deplasmana gidecektik, hocam ‘performansından çok memnunum’ demişti, ‘oynaman mucizeydi fakat her hafta oynamaya başladın, benim kulağıma abilerinin şikayeti geldi. Seni bu hafta kadroya almayacağım’ dedi. Yani futbolda iyi olman yetmiyor güçlü olman da gerekiyor. Hoca da farkında ama karşısına alamadı. Böyle kötü bir anısı olmuştu benim için.
Futbol hobi mi yoksa meslek mi?
O.S: Futbol her erkeğin ufaklıktan beri hobisidir. Okul bahçesi, mahalle maçları olsun hayalidir. İlk başlarda hobi olarak geliyordu. Yaşım ilerledikten sonra mesleğim haline gelmeye başladı. Sadece futbolla uğraşıyorum ekstradan bir yerde çalışmadım. Bu zamana kadar ne elde ettiysem sadece futboldan kazandım.
Maç esnasında taraftarların etkisi nasıl?
O.S: Maç esnasında tarafların etkisi kesinlikle var. Yüzde 80-90 oranında etki ettiğini söyleyebilirim. Biz Burgaz’da Amatör Lig de olsa Profesyonel Lig de olsa seyirci ile birlikte oynamaya alışmışız. Taraftarın olumlu bir hareket yapması ve seni alkışlaması bile gaza getirebiliyor. Futbolu güzelleştiren taraftardır. Kimse boş tribünlere karşı oynamak istemez, olumlu yanları daha fazla. Bir arkadaşımız gol attığında pas attığımızda taraftardan gelen ses seni motive edebiliyor. Boş statta oynasak daha kötü bir performans gösterebilirsin. Kötü bir gün geçirsen bile taraftar seni iyi yönde etkiliyor.
‘77’ numaranın anlamı nedir?
O.S: İlk başlarda altyapılarda 10 numara giyiyordum. A takıma çıktığımda ‘39’ numara giydim Burgaz’ın plakası diye. 2014-2015 sezonunda dışarı çıktığımda ismim Onurhan olduğundan uzun geliyordu. Daha çok soyadımı kullanıyorlardı Seven diye. Ben de ‘Seven Seven’ diye diye 7 numara giymeye başladım, yani esprili bir şekilde başladı aslında soyadımdan dolayı. 7 numaraya sempatim olmaya başladı. Son zamanlarda 3-4 senedir 77 giymeye başladım. Bir 7 numara az geliyor diye diğer 7’yi ekledim. Bu numaranın bana uğur getirdiğine inanıyorum.
Bulunduğun noktadan memnun musun?
O.S: Bulunduğum konumdan hem takım olarak hem de oyuncu olarak memnunum. Takımın en büyük konumundayım yaş olarak. Takım içerisinde herhangi bir sıkıntı yok, hepimiz memnunuz. Çoğumuz küçüklükten tanışığız. Beraber oynadığım Ali Rıza ile aynı kategorilerde oynadık ve beraber profesyonel olduk. Emre olsun Uğurkan olsun hepsi kardeşim, onlarla beraber oynamıştık altyapıda. Günlük hayatta da beraberiz, yakın arkadaşlarız. Yakın arkadaş olmamız bizim için bir avantaj, bu sahaya yansıyor. Hocalarımız çok iyi çalışıyor, Fatih Akyel hocamızdan öğreneceğimiz çok şey var, kariyeri tartışılmayacak bir kişi. En üst yerlerde oynayan bir abimiz.
‘Messi’ lakabını nasıl aldın?
O.S: Daha önce öyle bir lakabım yoktu. Mevki olarak altyapıda defansif oynuyordum. A takıma çıktığımda orada daha gençtim ve saçlarım uzundu. Oradaki hocamız Şevket hocaydı. Ben orada iyi performans gösterdiğim için ve sol ayak kullandığım için ‘stilin Messi’ye benziyor’ dedi. O günden sonra herkes Messi deyince öyle kaldı. Takımdaki abilerin de çoğu ismimi bilmiyordu fakat hoca Messi diye seslenince onlar da o şekilde seslenmeye başladı. Onurhan deseler belki anımsamıyorlar ama Messi deyince hatırlıyorlar beni. Ona benzetilmem benim için gurur verici bir şey. Bir şeyler takılıyorsa insana iyi bir şeyler vardır. Messi ile aramızda dağlar var elbette ama oyuncu olarak benzetilmek hoşuma gidiyor. Tek profilim Messi’dir. Herkes iyi futbolcuların yerinde olmak ister ve onlara imrenerek bakıyoruz.
Lüleburgazspor’un bu seneki idari kadrosu ile ilgili ne düşünüyorsun?
O.S: Özgür abi (Kaya) beni çağırdığında takım kaptanı olmamı istiyordu. Yapacağı projelerden bahsetti ve neler yapacağını açıkladı. Bu süreçte devam etti. İlk anlaştığımda bazı aksilikler çıkmıştı. Onun da destek alması gereken kişiler vardı. Özgür abi sadece Burgaz çocukları ile devam edeceğini açıklamıştı. Eğer reddedemeyeceğiniz teklifler gelirse gidin dedi, illa burada oynamanız şart değil dedi. Öyle bir şey olursa ben kendim sizi götürürüm dedi. İlk başta Adanaspor’a transfer olmuştum. O süreçte hiç birbirimize kırılmadık, gittiğim için mutsuzdum ama belki onu aramadım bile çünkü ben de üzüldüm. Gitmek zorundaydım, tek mesleğim bu demiştim, hobi olarak yapamam demiştim. Bazen gitmek gerekiyor, öyle bir süreçte gitmiştim. En sonunda şartlar oluştuğunda geldim. Benim için Özgür Kaya başkan tabi ama başkandan çok abi gibi. Sözüne güvenilir bir insan, zaten güvendiğim için buraya geldim. Sözünün eri bir kişi, yaptıkları ve söyledikleri hakkında hiç geri adım atmadı. Teker teker bütün hepsi oluyor, herhangi bir güven sıkıntımız yok, onların da bize karşı bir güven eksikliği yok. Aradığımız zaman ulaşabileceğimiz bir insan. Ne zaman bir konu olsa gece gündüz iletişim kurabiliyoruz”
http://gorunumgazetesi.com.tr/haber/91554/burgazli-messi-konustu.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder